Çalışma ortamındaki iş arkadaşı çeşitleri ve onları anlama yöntemleri

Yanınızdaki masada  pusuya yatmış ya da köşedeki rahat bir ofiste tembellik yapıyor olabilirler.  Sizi her gün internetten rahatsız ediyor ya da geceleri rüyalarınıza giriyor  olabilirler. Birlikte çalıştığınız insanlar sizi etkileme, rahatsız etme, size  ilham verme ya da sizi mutsuz etme gücüne sahiptirler.

Haftanın 40  saatini (en az!) onlarla geçirmek zorunda olduğunuz için, onları anlamaya da  çalışabilirsiniz. Size, nerede çalışıyor olursanız olun karşınıza çıkabilecek  en yaygın iş arkadaşı çeşitlerinden oluşan bir rehber hazırladık. Bu iş  arkadaşı çeşitleri, her türlü işyerinde bulunur – garanti ederiz ki bu listedeki  birkaç kişi size tanıdık gelecektir.

Size hazırladığımız liste, herhangi bir işyerinde  rastlayabileceğiniz 25 çeşit iş arkadaşı karakteri, ve bu çılgın iş dünyasında  onlarla aynı ortamda bulunurken akıl sağlığınızı nasıl koruyacağınız konusunda  size rehberlik edecektir.

Dedikoducu

Ne yaparlar: Belki de işe alım sürecinde bir  yanlışlık oldu çünkü Dedikoducu, iş tanımının diğer insanlar hakkında  konuşmaktan ibaret olduğu izlenimine sahipmiş gibi görünüyor. Maalesef  Dedikoducu, son çıkan ofis skandalının gerçekte doğru olup olmadığını öğrenmek  için yaşıyor. Bu kişiler, günlerini başkalarının konuşmalarını dinleyerek,  birilerine imalar yaparak ve birilerinin itibarlarını lekeleyerek geçirirler.  Dedikoducularla ilgili en önemli şey, “her yerde” olmalarıdır. Dedikoducu  işitecek mesafe içindeyken hiçbir konuşma güvenli değildir (onlar kulaklıkla  müzik dinliyormuş gibi yapabilirler ama biz işin doğrusunu biliriz).

Nasıl Başa Çıkılır: Dedikoducuyla başa çıkmak zor olabilir çünkü genelde dışarıdan tatlı ve  nazik görünürler –tabii bunu güveninizi kazanıp sırlarınızı öğrenmek için  yaparlar. Ve sırrınız onların eline geçtiği anda bütün bahisler açılır ve bir  şekilde sırrınız sayesinde hiyerarşide yükselirler. Bizce  Dedikoducu’yla başa çıkmanın en iyi yolu onları görmezden gelmektir. Ve ne  yaparsanız yapın onlara hayatınızla ilgili ayrıntı vermeyin ya da söyledikleri  şeyi başkasına söylemeyin. Birilerinin ilgisini çekebilecek merak uyandırıcı o bilgiyi  başkasına aktarmadan önce kendinize sorun: Bu doğru mu? Zararsız mı? Gerekli  mi? Eğer değilse, söylemeyin. Onlara cesaret vermeyin!

Tembel

Ne yaparlar: Düşünün: Bu insanı hiç gerçekten çok  çalışırken gördünüz mü? Hiç mi? Biz de öyle düşünmüştük! Ofisteki düşmanınız,  çok çalışıp hiçbirşey yapmamak konusunda bir uzman. Ne olursa olsun, Tembel,  başka birinin o iş için ter dökeceğinden emin olacaktır.

Nasıl Başa Çıkılır: Size önerimiz, bitirilmemiş ve teslim tarihi geçmiş projeleri  belgelendirmenizdir. Böylece eğer patronunuz bu konuda bir şey yapmak isterse,  mesuliyetin sizde olmadığı belli olur. Durum gerçekten kötüleşirse, o kişiden  gelen e-postaları saklayın ki, o kişinin size yardım vaad edip, hiçbir şey  yapmadığına dair elinizde kanıt olsun. İyi şanslar, ve sıkı çalışmaya devam  edin!

Dalkavuk

Ne yaparlar: Sıkı çalışmak size yeterince kredi  sağlamıyor, değil mi? Tanıdık geliyor. Sizi yapışkanla –Dalkavuk diye de  bilinir- tanıştırmamıza izin verin. Üst düzey çalışanlarla arkadaşlıklar kurmak  en önemli öncelikleridir ve iş arkadaşlarının ne düşündüğünü umursamazlar.

Nasıl başa çıkılır: Neden biraz da kendi düdüğünüzü öttürmüyorsunuz? Eğer hak ettiğiniz gibi  tanınmıyorsanız, ne bekliyorsunuz? Siz de aynısını yapın. Şefinizin ne  istediğinizi ve bunu neden hak ettiğinizi bilmesinde hiçbir sakınca yoktur.

Şikayetçi

Ne yaparlar: Şikayetçi’nin sızlanması için işin  gerçekte ne kadar fazla ya da az olduğu önemsizdir. İşler ister sıkıntıdan  patlayacak kadar yavaş olsunlar, ister çıldıracak kadar yoğun, mutlaka durumdan  şikayet ediyor olurlar.

Nasıl başa çıkılır: Dedikoducu örneğinde olduğu gibi Şikayetçi’yi de susturmak imkansızdır.  Onları neşelendirmek, çözümler önermek, hatta onlarla birlikte şikayet etmek  bile bir işe yaramaz. Ne işe yarar biliyor musunuz? İçten bir cümle (yalnızca  gerçekten hissederek söylediğinizi belli ederseniz işe yarar): “Gerçekten  kokunçmuş. Bütün bu problemlerle nasıl başa çıkılacağını gerçekten bilmiyorum.”  Şikayetçi’yi yalnızca bu konunun gerçekten önemli olduğuyla ilgili  bilgilendiriyorsunuzdur –şüphesiz ki önemlidir. Biri onları gerçekten dinlediği  için şaşırıp sessizleşeceklerdir.

Kontrol Manyağı

Ne yaparlar: Kontrol Manyakları’nın, işyerinde  belli bir görev paylaşımı olmasına dair hiçbir fikirleri yoktur. Şirket  yazışmalarındaki resmi yazı tipinden bulaşık makinasının nasıl organize  edilmesi gerektiğine kadar mutlaka bir fikirleri vardır ve sizin de bunlara  dikkat etmenizi isterler.

Nasıl başa çıkılır: Kontrol Manyağı’nın önemsiz ayrıntılarla uğraştığını ve sizin gerçekten  önemli şeylerle uğraşmanıza izin verdiğini hatırlayın. Konrol Manyağı’yla  uğraşırken olabildiğince sakin olun: Sabırlı olun, onlara nazik bir biçimde  yaklaşın ve çok yavaş konuşun. Kontrol Manyakları dinlenilmeyi isterler ama  genelde söyleyecekleri fazla bir şey yoktur. Eğer onları anladığınızı  gösterirseniz, büyük ihtimalle sizi bırakır, gidip başka birinin işine  karışırlar.

Utangaç

Ne yaparlar: Utangaç’ın sizinle çalıştığından  eminsiniz ama onu toplantılarda gördüğünüzü hatırmalıyorsunuz, hele işyerinizin  düzenlediği partilerde kesinlikle görmediniz. Bu, Utangaç’ın en iyi yaptığı  şeydir –ortadan kaybolmak. Bu kişiyi konuşturmakta çok zorlanırsınız ve onlarla  aynı projede çalışmayı kabul ettiğinize pişman olursunuz çünkü iletişim vasfı  diye bir özellikleri yoktur.

Nasıl başa çıkılır: Utangaç’ı antisosyal, verimsiz, çekingen, ya da takım oyunculuğu yapamayan biri  şeklinde etiketlemek kolaydır; fakat Utangaç aslında büyük ihtimalle yalnızca  içe kapanık bir karaktere sahiptir. Toplantı bitinceye kadar paylaşacak hiçbir  fikri olmayabilir fakat paylaştığı fikirler daima iyi düşünülmüş ve kusursuz  olacaktır. Eğer böyle olmayacaksa, zaten o fikri paylaşmaya gerek duymaz.  Utangaç’tan öğrenebileceğiniz pek çok şey vardır – genelde konuşmadan veya  yargılamadan önce düşünmek gibi.

Duygusal Oyuncu

Ne yaparlar: Duygusal Oyuncu için her şey trajik  bir operadır. Çalışma masasından gelen iniltiler ve yürek parçalayan  haykırışlardan, birinin öldüğünü ya da kazara bilgisayarındaki tüm bilgileri  sildiğini düşünebilirsiniz. Fakat genelde bunların hiçbiri doğru çıkmaz.  Duygusal Oyuncu’nun özelliği, küçük şeylerden etkilenmeye yatkın olmasıdır. Her  türlü küçük şeyden!

Nasıl başa çıkılır: Duygusal oyuncu bunu kasıtlı olarak yapmaz.  Aslında, tüm karanlık mücadelesi kendi içindedir – yalnızca aşırı tepkilerini  nasıl içinde tutacağını bilemez. Maalesef (hem onun hem de sizin için) onlara  bu hareketlerinden dolayı aniden patlamanız, problemi çözmez ve yine de  inlemelerini aşağı yukarı günde bir kez dinlemek zorunda kalırsınız. Eğer duygusal  oyuncuya yardım etmek istiyorsanız, olabildiğince az tepki vermeye çalışın, ve “Böyle  şeyler olur” deyin. Duygusal Oyuncu’nun, birilerinin, ayaklarını yere basması  için bir şeyler söylemesine ve harekete geçmesi için kışkırtılmaya ihtiyacı  vardır (eğer elinize bir fırsat geçerse, problemini çözmeyi teklif edebilir ya  da yardım edebilirsiniz), yoksa bir anda Şikayetçi’ye dönüşebilirler.

Hırsız

Ne yaparlar: Hırsız, cebinizi karıştırmıyor  olabilir (umarız!) fakat ödünç aldığı zımbanızı geri vermeyi “unutabilir” ya da  ofisteki buzdolabında kalan son yoğurdunuzu yiyebilir. İster zararsız bir kleptoman  olsun, ister yalnızca sizden nefret ediyor olsun, en azından fikirlerinizi  çalacak kadar zeki değildir – bu, gülümseyip arkadan vuranların alanıdır – fakat  yine de sinir bozucudurlar.

Nasıl Başa Çıkılır: Eşyalarınızın izini sürün! Sahip olduğunuz her  şeye adınızı yazın, evet, “her şeye”. Böylelikle, Hırsız sizin olan bir şey  üzerinde hak iddia ederse, aslında o eşyanın sizin olduğunu kanıtlayabilir ve  geri isteyebilirsiniz. Bir kleptomanı bir şey yürüttüğünde yakalamak kadar  utandıracak başka hiçbir şey yoktur.

Gülümseyip Arkadan Vuran

Ne Yaparlar: Gülümseyip Arkadan Vuran, karşılaşma  şanssızlığını yaşayabileceğiniz en kötü ofis karakterlerinden biridir. Diğer  kötü kişilerin çoğu en azından onlardan kaçınabilmeniz için karakterlerini  açıkça sergilerler. Fakat bu kişi, fikrinizi çaldığında ya da yönetime  hakkınızda kötü bir şey söylediğinde gerçekten canınızı acıtabilmek için uzun  süre arkadaşınızmış gibi davranır. İhanetten daha kötüsü yoktur, değil mi? Bu  kişi ihanet konusunda gerçekten ustadır, o yüzden dikkat ediniz.

Nasıl başa çıkılır: Öncelikle, Gülümseyip Arkadan Vuran’ın kimliğini  açığa çıkarın. Maalesef çok geç olana kadar kim olduğunu bilemeyeceksiniz fakat  en azından kim olduğunu öğrendiğinizde, ona güvenmemeniz gerektiği konusunda  elinizde net bir kanıt olacak. Ne kadar cazip olsa da, bu kişiye asla ama asla  güvenmeyin. Gardınızı alın, böylelikle sizi bir daha asla incitemezler.

Neşeli

Ne yaparlar: Pazartesi sendromundan  yakınıyorsanız ve hafta başladığı için en azından heyecanlı görünmüyorsanız,  sizi eleştirmekle kalmaz, suçlarlar da. Neşeli her zaman şen şakraktır, ne  olursa olsun. Olumlu bir hava içinde olduğu için onu suçlayamasak da, bütün bu  coşku bazen biraz… yorucu olabilir. Bu kişi hiç  mi kötü bir gün geçirmez? Ya da çalışmayan yazıcı yüzünden sinirlenmez?  Hakikaten insan mıdır acaba? Bu soruya yanıt vermek bazen gerçekten zor  olabilir.

Nasıl başa çıkılır: Onları dikkate almamak bir seçenek olabilir ama  orta yol bulmak da bir seçenektir. Bu kişiyi kişisel neşe kaynağınız olarak  kullanın – büyük ihtimalle işiniz yüzünden kötü hissettiğinizde sizi  canlandırabilir. Hatta Şikayetçi’yle çok fazla zaman geçirdiğinizde sizi  neşelendirebilir. Buda’nın da dediği gibi: “Mutluluk paylaştıkça azalmaz.”  Ofiste işler her zaman göründüğü kadar sıkıcı değildir, emin olun!

Kahraman

Ne yaparlar: Kahraman, gerçekten muhteşemdir –  geç saate kadar ofiste kalır, etkileyici projeler yaratır, yapılan harcamaları  azaltır ve genelde şirketi çalışmak için daha iyi bir hale getirir. Kahramanı  iş üzerindeyken izlemek biraz yorucu, değil mi? Bu kişiye karşı kıskançlık  duymak kolaydır fakat kıskançlık canavarının sizi yemesine izin vermeyin.  Kahramanın muhtemelen kendisiyle ilgili paylaşmadığı problemleri vardır.

Nasıl başa çıkılır: Bu kişinin size yalnızca bir rol model olarak  değil, akıl hocası olarak da faydalı olabileceğini düşünün. Öğle yemeğine  birlikte çıkmayı teklif edin ve her şeyi birden nasıl yapabildiklerini  öğrenmeye çalışın – muhtemelen bunların hepsini yapmak göründüğünden daha  zordur. Kıskançlığınız baş edilemez bir boyuta gelirse unutmayın ki herkes  yapabildiğinin en iyisini yapmaktadır. Elinizdekilerle mutlu olun ve – şüphesiz  Kahraman’ın birçoğuna sahip olduğu – yeni deneyimler edinmeye hazır olun.

Bay Jargon

Ne Yaparlar: Jargon kullananlar genelde  yöneticilerdir – ağaçlarının üstüne tüner ve buyrukları altındaki kişileri  korkutmak ya da saygı uyandırmak amacıyla anlaşılmayan kelimeler kullanırlar.  Problem şudur ki bu kelimelerin çoğu genelde bir anlam içermez ve bazı durumlarda  bilgisizliklerini ve acizliklerini saklamak için bu kelimeleri seçerler.  Ayrıca, Jargon kullananlar yüzünden işyerindeki üretim büyük ölçüde yavaşlar –  insanların neredeyse %75’i her hafta bir saatten fazla bir süreyi Bay Jargon’un  ne dediğini çözmeye çalışarak geçirir.

Nasıl başa çıkılır: Bu kişiyle başa çıkmak istiyorsanız, önce onun  dilini öğrenmelisiniz. Söylediği bir şeyin ne anlama geldiğiyle ilgili bir  sorununuz varsa, sorun! Teknik ifadelerin hepsi anlamsız değildir – bazıları  gerçekten ilerlemenize yardımcı olabilir.

Fazla Bilgi Paylaşan

Ne yaparlar: Geçen geceki ateşli randevu mu?  Utanç verici sağlık sorunları mı? Dramatik aile problemleri mi? Konu ne olursa  olsun, iş arkadaşınız sizi bilgilendirmekten dolayı fazlasıyla mutluluk duymaktadır.  Bu kişi neyin iş yeri için uygun olduğunu ya da diğer kişilerin ne kadarıyla  ilgilendiğini öğrenememiştir. Bazen birinin (çok) özel yaşamıyla ilgili bir  şeyler öğrenmek eğlenceli olabilir fakat genelde rahatsız edicidir ve  kesinlikle profesyonelce değildir.

Sex Bombası

Ne Yaparlar: Bu kişi belli ki iş için uygun olan  kılık kıyafetin ne olduğunu bilmemekte ve belki de işyerini gece kulübüyle  karıştırmaktadır. Bazen bu kişi size üst mevki yöneticileri tarafından,  şirketinizin cinsel taciz politikasına uyumluluğunu sınamak için gönderilmiş  gibi gelse de, onlar da gerçekten ortalama çalışanlar kadar bilgisizdirler. Böyle  davranmalarının sebebi ya budur, ya da ilgiye doyamamaktadırlar. Sebebi ne  olursa olsun, göze batan bu görüntüye karşı hazır olun.

Nasıl başa çıkılır: Eğer o kişinin şefi  değilseniz, o kişinin şefini uyarmaktan ya da müdürünüzden Seks Bombası’nın  müdürünü uyarmasını istemekten başka yapabileceğiniz pek bir şey yoktur. Eğer  siz Seks Bombası’ndan rahatsız olduysanız, başkaları da aynı şekilde rahatsız  olmuş olabilir.

Geveze

Ne yaparlar: Konuşurlar. Konuşur, konuşur,  konuşur konuşurlar. Gevezeler konuşmaktan başka bir şey yapmazlar. İster  dinleyen biri olsun ister olmasın, Geveze’lerin mutlaka söyleyecek bir sürü  şeyi vardır. Düşüncelerini kendilerine saklayamayan insanlardan biri olan bu ilginç  tipler, akıllarından geçen her türlü ayrıntıyı bilmek istediğinizi düşünürler.

Nasıl başa çıkılır: Geveze’ye bir zaman limiti  verin. “Beş dakika içinde önemli bir telefon görüşmesi yapmam gerek” gibi bir  cümle, harikalar yaratabilir. Aynı zamanda kibarca sözünü kesip, “Bir şey  sorabilir miyim?” ya da “Şimdiye kadar söylediklerine cevap vereyim” diyerek  konuşma üzerinde kontrol sahibi olmayı deneyebilirsiniz. Ya da son çare olarak  “Üzgünüm, ama gerçekten gitmem lazım” diyebilirsiniz. Eğer bunlardan hiçbiri  işe yaramazsa, Geveze etraftayken kullanacağınız kulaklıklar, en iyi  arkadaşınız halini alabilir. İş yeriniz kulaklığa izin vermiyorsa, Geveze’lere  dikkatinizi vermemek için elinizden geleni yapın.

Arkadaş Canlısı

Ne yaparlar: Bu kişiler, iş yerindeki herkesin  arkadaşları olması gerektiğini düşünür; onların bundan henüz haberleri olmasa  da. İletişim kurmak için yaratılmış olan bu kişiler yalnızca sizden hoşlanmakla  kalmazlar – sizi severler de. Bir iki gün sonra ya da sizin onun ilerlemesine  katkı sağlayamayacağınızı anladıklarında, o zamana kadar size sergiledikleri  arkadaş canlısı tavrı gidip başkalarına sergilerler. Özellikle çoğumuzun mümkün  olduğunca çok arkadaş edinmeye ihtiyacı olduğu iş yerinde en kötüsü, sahte  arkadaşlardır.

Nasıl başa çıkılır: Bu durumda birazcık rahatlamak en iyisidir. Biraz  muhabbetin kimseye zararı olmaz, öyle değil mi? Onlara yalnızca arada sırada  dostça davranmaya çalışın; en yakın arkadaşları olmak zorunda değilsiniz. Ve  eğer bu kişiyi kendi tarafınıza çekerseniz, kim bilir başka nasıl arkadaşlıklar  kurabilirsiniz. Yalnız bu kişinin gizli bir Dedikoducu olmamasına dikkat edin.  Her zamanki gibi, iş yerinizde özel hayatınızla ilgili ayrıntıları paylaşırken  dikkatli olun.

Parti Çılgını

Ne yaparlar: Ofis partileri kesinlikle üst düzey  çalışanlarından başka çalışanların da ön plana çıktığı yerlerdir fakat iş gezilerinde, uzun öğlen yemeklerinde ve  öğleden sonra gidilen en yakın bar gibi yerlerde kendilerini aptal durumuna da  düşürebilirler. Hey, en azından iyi vakit geçiriyorlar, değil mi? Maalesef hiç  de değil. Parti Çılgını’nın maskaralığı çabucak unutulabilir fakat masa üstünde  yapılan dans olayı dışarıda da duyulursa, şirketin adı lekelenebilir.

Nasıl Başa Çıkılır: En iyi savunma, dijital kamerayla  yapılacak iyi bir saldırıdır! Bu kişinin en çılgın olduğu anları  kaydettiğinizden emin olun ve bunu duyurun (özellikle de yöneticilere!).  Gerçekten de bu kişi hakkında yöneticilere kötü görünmeden yapabileceğiniz  hiçbir şey yoktur. Zaten çılgınca davranarak bunu kendisi istemiştir.

Bay/Bayan Mükemmel

Ne Yaparlar: Bu kişiler ister gerçekten çok çalışan  ve pek çok yeteneği olan insanlar olsun, ister gökyüzünden inmiş gerçek birer  melek, ister doğuştan her açıdan mükemmel yaratılmış kişiler olsunlar, fark  etmez. Ne olursa olsun sizin kötü görünmenize sebep oluyorlar. Bazı kişilerin  aksine siz hatalarınızdan öğrendiklerinizle buraya kadar gelmiş olabilirsiniz.  Şirket çapında utanç duygusunu, bir kere dahi olsa yanılmayan birisinden daha  çabuk ateşleyebilecek başka hiçbir şey yoktur. Bu durum bir süre sonra  sinirlerinizi bozmaya başlar ve kendi performansınızdan endişe etmeye  başlarsınız.

Nasıl başa çıkılır: Kendi işinize odaklanmak moralinizi büyük ölçüde  yükseltecektir. Eminiz yapmakta usta olduğunuz bir şey vardır. Kendinize bunu  göstermek için bir fırsat verin. Hem sonuçta işverenler çalışanlarında bir  parça insanlık olmasını da takdir edecektir.

Bilgisiz

Ne Yaparlar: Bu kişilerin en iyi yaptığı şey,  tamamen şaşırmış görünmektir. En basit görevler, en kolay prosedürler –  her şey bu kişinin kafasını karıştırabilir.  Sabahları işin yolunu bulmuş olmaları bile bir mucizedir. Bazen şaka  yaptıklarını düşünüyor olsanız da hepsi doğrudur: Bu kişinin, işi nasıl  yapacağı hakkında hiçbir fikri yoktur. Ve maalesef bu kişinin yaptığı  yanlışları düzeltecek kişi sizsinizdir. Bilgisiz kişilerin muhteşem hatalarını  izlemek eğlenceli olsa da, yanlışlarını düzeltmek kısa bir süre sonra can  sıkıcı olacaktır.

Nasıl başa çıkılır: Öncelikle derin bir nefes alın. Bu kişiyle savaşınızda  sabır en önemli silahınız olacaktır. Aynı şeyleri otuzuncuya anlatmaktan nefret  ediyor olabilirsiniz ama büyük ihtimalle onlar bundan daha çok nefret  ediyorlardır. Biraz acıma ve şefkatle büyük bir ilerleme kaydedebilirsiniz.  İkincisi, bu kişiye göz kulak olarak ne kadar zaman harcadığınızı şefinize  bildirin. Harcadığınız ekstra zaman ve çabanın boşa gitmesine izin vermeyin!

Anne Figürü

Ne Yaparlar: Ofisiniz yetişkin insanlarla dolu  olsa da, Anne Figürü (erkek de olabilirler kadın da – bize güvenin) fiziksel ve  zihinsel olarak herkesle ilgilenmek için orada olduğunu düşünür. Birazcık  burnunuzu çekseniz hemen modası geçmiş bir tedavi tavsiye ederler ya da kötü  hissettiğinizde gelip rahatlatırlar. Anne figürü her zaman oradadır, isteseniz  de istemeseniz de.

Nasıl başa çıkılır: Anneyle aranıza sınır çizmelisiniz. Geveze kişilerle  olduğu gibi, Anne de yalnızca ilgi çekmek ve hayatınızın bir parçası olmak  istiyordur. Bunu bir çeşit iltifat olarak düşünün ama aynı zamanda size  hemşirelik yapmaları konusunda baskı altında kalmayın. “Beş dakika içinde  önemli bir telefon görüşmesi yapmam gerek” cümlesi eski moda ama hayat  kurtarıcıdır.

Şakacı

Ne yaparlar: Kendilerince çok komik olan bu  kişiler maalesef her gün ofise “hayat” ve “eğlence” getirirler. İşin aslı bütün  çabaları basit şakalardan, komik olmayan maillerden ve rahatsız edici grup  aktivitelerinden oluşan, bitmek bilmeyen bir gösteridir. Zorlama kahkahalardan  yoruluyor musunuz? Muhtemelen siz de diğerleri gibi şakalaşmalardan  hoşlanıyorsunuzdur fakat Şakacı bu kavramı tamamen başka bir boyuta taşıyıp  herkesi rahatsız ediyor ve neşeli olmak adına üretkenliği düşürüyordur.

Nasıl başa çıkılır: Şakacı’nın yalnızca ortamı hareketlendirmeye çalıştığını aklınızda tutun ve  siz de gerçekten komik olan birkaç espri yapın. Ofiste şaka yapmak hassas bir  konudur, bu yüzden ne tarz şakalar yapabileceğinizi görmek için bazı kaynaklara  göz atın. Eğer dengeyi sağlarsanız, ofistekilerin geri kalanı da size uyum  sağlayacaktır.

Moda Takipçisi

Ne yaparlar: Bu kişiye patronunuzun ne kadar maaş  verdiğini düşünmeye başlamışsınızdır çünkü sürekli giydiği, tasarımcılara ait  giysiler bedava olamaz. Alışveriş yapmak, bu kişi için çalışmaktan daha  önemlidir. Öğlen yemeğini uzatarak bu süreyi alışveriş merkezinde geçirir ya da  çalışma saatleri içinde internetten butiklere göz atar. Giyeceği bir sonraki  şeyin ne olacağını görmek eğlenceli olsa da, bu günlük defile şovu dikkat  dağıtıcı hale gelebilir ve karşılaştırdığınızda sizin biraz, nasıl desek…  pejmürde görünmenize sebep olabilir. Kimse kendini kötü hissetmek istemez.

Nasıl başa çıkılır: Aslında ne giydikleri o kadar da önemli değildir. Ne  de olsa para onların parasıdır. Bu yüzden profesyonel göründüğünüzden emin olun  ve unutmayın: Onlarla arkadaş olabilirseniz siz de tasarımcılardan alınmış  birkaç muhteşem giysi sahibi olabilirsiniz!

Köle

Ne yaparlar: Herşeyi. Kesinlikle her şeyi. Bu  kişi, herkesin dağınıklıklarını toplatmak için çağırdığı kişidir – hem soyut  hem de somut anlamda. Köle’ye, toplantıları ayarlamak, teslim tarihi  yaklaştığında proje bitirmek, mola odasındaki bulaşık makinesini boşaltmak gibi  konularda her zaman güvenebilirsiz. Ne isterseniz yapar. Güvenebileceğiniz  birine sahip olmak iyidir fakat onu her gün ofisteki dağınıklığı toplarken  izlemek biraz üzücü olabilir.

Nasıl başa çıkılır: Siz de bu kişiye yardımcı olmaya çalışın.  Normalde etrafta bıraktığınız çöpleri siz toplayın ki ona kalmasın. Arada  sırada iyi günler dileyin. Nazik olmak sizi öldürmez. Biraz şefkatle çok şey  başarabilirsiniz (ve tabii ki yardım eli uzatarak, o kahve fincanları kendi  kendini yıkamıyor) ve belki bir gün bu kişi, tüm bu ekstra işleri yapmaktan  vazgeçer. Bu kişinin sizi bir dost olarak hatırlamasını mutlaka isterdiniz!

Acımasız Demirbaş

Ne yaparlar: Bu kişi neredeyse şirket  kurulduğundan beri (ya da sadece size öyle gelmektedir) buradadır ve size tüm  bu süreyi anlatmaktan çekinmez. İnsan kendini neden hala aynı işte olduğunu  düşünmekten alamaz. Bu kişiler uzun vadede iyimserliğinizi ve kendinize  güveninizi, kendi yaşadıkları acı pişmanlıkları anlatarak silebilir, işinizden  aldığınız keyfi yok edebilir. Düşünceler bulaşıcıdır.

Nasıl başa çıkılır:İyi tarafı şudur ki, demirbaş sayesinde şirket  hakkında tüm bilgiyi elde edebilirsiniz – ki gerçekten ilerleme için buna ihtiyacınız  olabilir. Bu duruma iyi tarafından bakın – neler öğrenebileceğinizi tahmin  edemezsiniz.

Hevesli Genç

Ne yaparlar: İşe yeni alınmış ya da yeni mezun  olmuş çalışanlarda işe yeni girdiklerini belli eden bir şeyler vardır. Bir  şeyler yapıp şirketi yeni ve parlak bir geleceğe taşıyacaklarına dair  ümitlidirler. Sizin bundan seneler önce vazgeçmiş olmanız ne kötü. Bu karakter  her gün, ilk geldiğinizde sizin nasıl göründüğünüzü hatırlatır. Bunu kim ister  ki? Şu anda sahip olduğunuz sert kabuğu oluşturabilmek için çok çalıştınız.

Nasıl başa çıkılır: Acımasız Demirbaş Olmalısınız! Bütün  bu iyimserlik bazen biraz yorucu olabilir, değil mi? Hevesli Genç’i içinizde  bir şeyleri öldürmeden kanadınızın altına alamıyorsanız, kendinizi onun yerine  koymaya çalışın.

Kaynak:monster.com

Çalışanlar.Net

Çalışanlar.Net, 1 Mayıs 2012 tarihinde yayın hayatına başlamış, ağırlıklı olarak kamu ve özel sektör çalışma hayatı konularında içerik üreten tematik bir haber sitesidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir