Biometrik mesai takibine mahkemeden iptal kararı

Ankara 11. İdare Mahkemesi, kamu çalışanlarından kişisel veri alınması kapsamında olan "parmak damar izi ve yüz tanıma tarama sistemi" ile mesai takibi uygulamasını iptal etti. Mahkeme, uygulamanın "özel hayatın gizliliği" ilkesi kapsamında olduğu ve sınırlarının, usul ve esaslarının yasal olarak belirlenmediğini kararında vurgulayarak, yasal bir düzenleme olmadan ve özel hayatın gizliliğini ihlal etmeden böyle bir uygulamanın gerçekleştirilemeyeceğini zımnen ilan etmiş oldu.

Türk Enerji-Sen, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğünde yapılan biyometrik kişi tanıma sisteminin iptali için başvurmuştu.

Mahkeme iptal kararı verirken aşağıdaki gerekçeye yer verdi:

“…personelin parmak damar izi ve yüz tanıma kayıtlan işlenerek biyometrik kimlik doğrulama sistemi ile mesai kontrolünün yapılması durumunun, temel hak ve hürriyetlerden olan özel hayatın korunması ilkesi kapsamında kişisel bilgi veya kişisel verilerin alınması çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 99 ve devam eden maddelerinde Devlet memurlannın çalışma saatleri ile günlük çalışma saatlerinin başlama ve bitme saatlerinin tespitine yönelik düzenlemelere yer verilmiş olmakla birlikte, kamu görevlilerinin mesaiye devam durumlarının kontrolü konusunda ayrıntılı bir yasal düzenleme mevzuatımızda bulunmamaktadır. İdarelerce, gelişen teknolojinin kamu hizmetlerinin etkin ve verimli yürütülmesini kolaylaştırıcı etki sağlaması amacıyla, kamu kesiminde kullanılmaya başlamasını doğal karşılamak gerekir. Ancak; teknolojik imkanlar kullanılarak kişisel verilerin kayıt altına alınması uygulamasının yukarıda belirtilen hükümlere uygun olması gerektiği kuşkusuzdur.

Anayasanın 13. maddesinde, temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla sınırlanabileceği, değişik 20/3 maddesinde de, kişisel verilerin ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebileceğinin belirtildiği, konuyla ilgili olarak da bu aşamada yasal bir düzenlemenin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu hakların kısıtlanabilmesi için yasal bir dayanağın bulunması Anayasal bir zorunluluk olup, bu husus aynı zamanda Avrupa insan Haklan Sözleşmesi'nin de temel ilkelerinden biridir.

Olayda, personelden kişisel veri alınması kapsamında olan "parmak damar izi ve yüz tanıma tarama sistemi" ile mesai takibi uygulamasının, kamusal alanda da olsa "özel hayatın gizliliği" ilkesi kapsamında olması ve uygulamanın sınırlarını usul ve esaslarını gösteren bir yasal dayanağının bulunmaması karşısında, yukanda belirtilen temel haklar ve Anayasal ilkelerle bağdaşmayan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.”