Çalışanın devam eden nafaka ödemesinin yanında birikmiş nafaka borcu maaşından nasıl ödenir?

Eşinden boşanan çalışan için hakimler tarafından nafakaya hükmedilebilmektedir. Bazı durumlarda dava tarihinden ilk ara karar tarihine kadar, aylarca süre geçtiği için, eşinden boşanan çalışan, bir anda yüklü miktarda birikmiş nafaka ile karşı karşıya kalabilmektedir.

Bu durumda, karar tarihinden itibaren, nafaka yükümlüsü çalışan hem devam eden nafakaları hem de birikmiş nafakaları ödemek zorunda kalmaktadır.

Nafaka yükümlüsü çalışan şayet birikmiş nafaka borcunu tek seferde kapatmazsa, nafaka alacağı olan eş icra yolluyla tahsil yoluna başvurabilmektedir. 

İcra daireleri de nafaka yükümlüsü çalışanın iş yerine, maaş haczi müzekkeresi göndererek nafaka alacaklısı eş adına, çalışanın maaşından kesinti yoluyla ödeme yaptırmaktadır.

Hem devam eden hem de birikmiş nafaka borcu olan çalışanın maaşından hangi oranda kesinti yapılacaktır?

Öncelikle genel kural, çalışanın aylık ücretinin 1/4’ünden fazlasının haczedilemeyeceği yönündedir. (Bu konu İcra ve İflas Kanunun(İİK) 83.Maddesinde düzenlenmiştir.)

Ancak, işçiler için İş Kanununda özel bir düzenleme yapılmıştır.

Bura göre, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 35. Maddesine göre, nafaka alacaklılarının hakları saklı tutulmuştur. Kanun metni aşağıdaki gibidir:

"Ücretin saklı kısmı Madde 35:

İşçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya başkasına devir ve temlik olunamaz. Ancak, işçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için hakim tarafından takdir edilecek miktar bu paraya dahil değildir. Nafaka borcu alacaklılarının hakları saklıdır."

Kanun metni, biriken nafaka alacağının nasıl maaştan kesileceği konusunda tam açık olmadığı için bu konuda verilmiş Yargıtay kararlarına bakmak daha sağlıklı bilgi edinmemize neden olabilir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2015/15415 Esas, 2015/15803 sayılı Kararında şöyle denilmektedir:

"Takip dayanağı nafaka alacağı olup işleyen nafaka alacağı adi alacak değildir ve borçlunun maaşının haczi kabildir. Bu nedenle işleyen aylık nafakanın tamamı için maaşa haciz konulmasında Yasaya aykırılık yoktur. Ancak birikmiş nafaka alacağı için genel nitelikteki düzenleme olan İİK’nun 83. maddesinin uygulanması zorunludur.  

İİK’nun 83. madde hükümlerine göre, borçlunun ve ailesinin geçimi için İcra Müdürlüğünce zorunlu olarak takdir edilen miktar tenzil olunduktan sonra kalan bölümü haczedilebilir. Bu miktar 1/4’den az olamaz.

Somut olayda; Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü’nün 2014/16640 Esas sayılı takip dosyasında, borçlunun almakta olduğu ücretten her ay öncelikli olarak işleyen nafakanın kesilmesi, kalan ücretin 1/4’ünün birikmiş nafaka alacağı bitene kadar kesilmesinin talep edilmesi üzerine, İcra Müdürlüğü tarafından SGK emekli maaşından, işleyecek aylık nafaka miktarı ve kalan ücretten birikmiş nafaka alacağının 1/4’ünün kesilmesi için haciz müzekkeresi yazılmıştır. İşleyen nafaka kesildikten sonra birikmiş nafaka alacağı diğer alacaklarla birlikte sıraya girer. Birikmiş nafaka alacağı için kalan maaştan ancak 1/4 oranında kesinti yapılabilir. Borçlunun iddia ettiği SGK haciz kesintisi tarihi daha önce ise, bu kesinti bittikten sonra birikmiş nafaka için kesintiye başlanır. Açıklanan kurallar doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, Mahkemece, yazılı gerekçeyle şikayetin reddine karar verilmiş olması isabetli değildir.” 

Sonuç olarak Yargıtay kararlarında açık şekilde; işleyen aylık nafakanın tamamı için maaşa haciz konulabileceği, ancak işleyen nafaka kesildikten sonra birikmiş nafaka alacağının diğer alacaklarla birlikte sıraya gireceği, birikmiş nafaka alacağı için kalan maaştan ancak 1/4 oranında kesinti yapılabileceği ifade edilmektedir.

Bu kural kamu çalışanları için de uygulanabilecektir.